Bugün 22 Eylül 2024

Saat 13:05

Ankara’nın sonbaharı başladı sakince

Kaynaklar: İBB Atatürk Kitaplığı Kartpostal Koleksiyonu – Talat Albayrak Bağışı (kartpostal) | Osman Öndeş, Moda: Kadıköy’ün Güngörmüş Sayfiyesi (İstanbul: K-İletişim Yayınları, 2021, s.297)

Melek Celâl’in Moda’da yaşadığı köşkün, Villa Wohl’un izini sürdüğüm sıralarda Osman Öndeş’in Moda: Kadıköy’ün Güngörmüş Sayfiyesi (2021) kitabını keşfettim. 

Kapağındaki resmin, önceki kaydımda da yer alan, Villla Wohl’un muhtemelen İBB Atatürk Kitaplığı Kartpostal Koleksiyonu’ndaki kartpostalına bakılarak yapılmış olduğunu fark etmemle gerçekleşti bu biraz gecikmiş keşfim.

Çok önemli başka bir görsel belgeyle de kitabın içinde karşılaştım. 1910 tarihli bu küçük siyah-beyaz fotoğrafta Villa Wohl’un bitişik olduğu sokağa bakan cephesinin bir bölümü var. Kartpostalda kısmen görülebilen alt kattaki muhtemelen vitray bezemeli penceremsi bir cephe elemanının daire biçiminde bir formu olduğu anlaşılıyor bu fotoğrafta. Bu iki görsel belgedeki Villa Wohl arasındaki önemli bir fark da, kartpostalda o ilginç cephe elemanının yanındaki daha da ilginç ve etkileyici pencerelerden ve muhtemelen balkon kapısından oluşan açıklığın üstünün fotoğrafta tenteyle kaplanmış olması ve bu yüzden de görülememesi. Birden, cephenin o bölümünün bir balkon ve balkona açılan kapı ve pencereler değil, Villa Wohl’un girişi ya da girişlerinden biri olabileceği ihtimali geliyor aklıma.    

Öndeş’in kitabı, Villa Wohl hakkında anılarla birlikte önemli bilgiler de aktarıyor. Güzellikleri hayranlık uyandıran gülleriyle ünlü (s.15, 49) “muazzam bir bahçe” (s.85) içindeki bu “açık sarı renkli” (s.292) ve “çok endamlı” (s.49, 291), “ihtişamlı” (s.292) yapının mimarının, Moda’daki başka köşklerin mimarı olarak da bilinen “Constantine P. Pappa Kalfa” (s.225) yani “Constantinos Pappa” (s.292) olduğu belirtiliyor örneğin.

Ayrıca Villa Wohl’u inşa ettiren Max Wohl isimli ilk sahibinin, merkezi Almanya’da bulunan bir gemi inşaat şirketinin Türkiye’deki temsilcisi olduğunu arşiv araştırmasıyla ortaya koyuyor.

Kitap, Melek Celâl’in ailesine ve yakın çevresine ilişkin, önceki kaydımda bahsettiğim Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde bu yılın ilk yarısında düzenlenmiş “Unutulmuş Bir Cumhuriyet Kadını: Bütün Yönleriyle Melek Celâl” sergisinin kataloğundan edindiğim bilgileri zenginleştirmemi ve birbirine bağlamamı da sağlıyor. 

Melek Celâl’in ilk eşi Celâl Sofu’nun Max Wohl’dan satın aldığı Villa Wohl dışında, 1935 yılında kurulmuş Moda Deniz Kulübü’nün ilk binası gibi, Moda’nın tarihinde önemli yeri olan başka yapıların da sahibi olduğunu öğreniyorum böylelikle.

Melek Celâl Sofu, “Moda Koyu” (özel koleksiyon) | Melek Celâl Sofu, “Moda Koyunda Kadınlar” (özel koleksiyon)

Kaynaklar: Osman Öndeş, Moda: Kadıköy’ün Güngörmüş Sayfiyesi (İstanbul: K-İletişim Yayınları, 2021, s.10) | “İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji” Sergisi (Pera Müzesi, 2018) 

Melek Celâl sergisinin kataloğunda göremeyince biraz hayal kırıklığı yaşadığım Moda resimlerinden biri, “Moda Koyu”, Öndeş’in kitabının en başında karşıma çıkıyor. Kapağındaki Villa Wohl ve bu resmin yeri ile kitap, Melek Celâl’in Moda tarihindeki önemini vurguluyor böylece.  

Burada bir not olarak, Melek Celâl’in bildiğim başka bir Moda resmini, “Moda Koyunda Kadınlar”ı, Pera Müzesi’nde 2018 yılında düzenlenmiş “İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji” sergisinde gördüğümü ekleyeyim.

Kaynak: Burada İstanbul Var, çevrimiçi site

Peki Melek Celâl’in Moda’daki bu köşkü, yani Villa Wohl, tam olarak neredeydi?

Bu sorunun peşine düştüğümde ilk baktığım kaynak, Melek Celâl sergisinin kataloğunda da referans verilen, Müfid Ekdal’ın Kapalı Hayat Kutusu: Kadıköy Konakları (2008) kitabıydı.

Kitaptaki tek paragraflık Villa Wohl maddesini başlatan “Moda’da Şükran ve Hüseyin Bey sokaklarının kesiştiği yerdeki bu bina” (s.56) açıklamasını okuduğumda nasıl sevindiğimi çok iyi hatırlıyorum.

Fakat ufak bir sorun da vardı: Hüseyin Bey Sokağı’nı gayet iyi bilmeme rağmen Şükran Sokak’tan pek emin değildim. Hemen çevrimiçi Moda haritalarında bir gezinti yaptım ve Şükran Sokak’ın isminin Osman Zeki Üngör Sokağı olarak değiştirildiğini öğrendim.

Artık gayet iyi anlamıştım, Moda Burnu olarak bilinen bölgede, Moda Parkı ve Çocuk Bahçesi’ni iki yönden çevreleyen sokaklardı bunlar.   

Haliyle bundan sonraki aşama Pervititch haritalarına bakmaktı. 1938 tarihli Kadıköy Moda Burnu paftasında büyük bir heyecanla tespit ettim bu sokakların kesiştikleri yeri.

Dört köşeden birini kaplayan Çocuk Bahçesi o tarihte de oradaydı.

Diğer üç köşeden birinde bir tenis kortu, ikisinde de bahçe içinde iki köşk vardı.

Bu iki köşkten Çocuk Bahçesi’nin çapraz köşesinde olana biraz daha dikkatle bakınca “işte bu dedim” heyecanla, “Villa Wohl bu!” 

Bu kuvvetli hissimi, bazı gözlemlerim ve edindiğim parça parça birkaç bilgi destekliyordu. Haritadaki yapının şematik planında belirgin olan çıkma, kartpostaldaki Villa Wohl’unkiyle örtüşüyordu. Yapıya kartpostalla aynı yönden bakınca onun ve Villa Wohl’un bahçelerinin konumları aynıydı. Yine bu yönden bakınca, yapının girişiyle, Villa Wohl’un, kartpostalla Öndeş’in kitabındaki fotoğraf arasında yaptığım karşılaştırmaya dayanarak, girişinin ya da girişlerinden birinin tamamen uyuştuğunu da görebiliyordum.   

Dahası, haritadaki yapının bahçesinin köşesinde Şükran Sokak’a açılan bir garaj vardı. 1938 yılından böyle bir detay, yakın çevredeki başka bir yapıda görünmüyordu. Bu detayı, Öndeş’in kitabında okuduğum, Melek Celâl’in Moda’da yürüyüş yaparken “arkasından şoförlü bir arabanın ona eşlik ettiği” (s.291) bilgisiyle birleştirdim hemen. Zamanı hakkında bir şey söylemiyordu bu bilgi fakat Villa Wohl’un da böyle şoförle kullanılan bir araba için garajı olması gerektiği sonucunu çıkardım. 

Bu yapının Villa Wohl olduğunun kesin kanıtına ise karşısındaki, yani diğer köşedeki yapının Salâh Cimcoz’un köşkü olduğunu anladığımda ulaştım. Öndeş’in kitabında bu köşke dair okuduklarım, bugün Hüseyin Bey ve Osman Zeki Üngör sokaklarının kesişimindeki üç apartmandan birisinin isminin Salâh Apartmanı olduğunu fark ettiğimde yerine oturdu.

Ve böylece Villa Wohl’ün yerinde bugün ne olduğunu tespit ettim.

1950’lerin sonlarına doğru Melek Celâl’in Münih’te, oğlu Ziya Sofu’nun da Londra’da yaşamaya başlamasıyla birlikte sadece “bir iki bakıcısı” kalan (Öndeş, s.296) Villa Wohl, sonunda “Sofu ailesinin vefatından çok daha evvel” (Ekdal, s.56) yıkılıyor ve yerine iki apartman yapılıyor.

Bugün Kervan Apartmanı A Blok ve B Blok bu yapılar. A Blok, Hüseyin Bey ve Osman Zeki Üngör sokaklarının köşesinde, B Blok ise Hüseyin Bey Sokağı’nda. İkisinin arasında da, Villa Wohl’un o belli ki pek gösterişli bahçesinin tersine, birkaç ağacın gölgesinde ince bir şerit halinde uzanan, neredeyse fark edilmeyen, pek bakımlı da olmayan dokunaklı bir bahçe var.

Bu yapılara ve aralarındaki bu bahçeye bakarken Melek Celâl’in, sergi kataloğunda da yer verilen (özellikle Ömer Faruk Şerifoğlu, s.133-135), İstanbul’un tarihi dokusunun, mimarisinin, ağaçlarının korunmasının önemini vurgulayan gazete yazılarını düşünmeden edemiyorum.

Ve Moda’nın tarihinde özel bir yeri olan Villa Wohl’u, yani kendi evini ve o güzelim bahçesini koruyamamasını, yok olmalarını önleyememesini çok üzücü buluyorum.