Saat 21:20
Hava bu saatte bile yumuşak


En son tuttuğum gezgin kaydımın üzerinden neredeyse üç ay geçti.
Zor zamanlardı.
“Kentsel dönüşüm” denilen zorunlu ve de çok sorunlu sürecin içinde buluverdik bir anda kendimizi apartman sakinleri olarak.
Ve tüm sakinliğimizi kaybettik.


Bu süreç boyunca bol bol Italo Calvino ile meşgul olarak oyalandım.
Gelecek yılın başında Calvino’nun 100+1. yaşını kutlamak için Bilge Bal ile birlikte derleyeceğimiz ve düzenleyeceğimiz farklı mecralardaki çeşitli faaliyetler üzerine çalıştım.
“Emlak Vurgunu” öyküsünü de bu arada okudum.
Calvino’nun 1957 yılında yazdığı bu öykü, bir İtalyan kentindeki (kısmen otobiyografik olduğundan San Remo’daki) talana, yıkıma ve vahşi yapılaşmaya dair.
Fakat başlığındaki “vurgun” sözcüğünün Türkçede taşıdığı “hileyle veya fırsatçılıkla haksız yere aşırı kazanç elde etme” anlamı, sadece o dönemin değil, bugünün Türkiyesi’nde de olan bitene dair kuvvetli bir his uyandırıyor.
Bizim durumumuzda ise, herhangi bir rant potansiyeli taşımayan binamızın “kentsel dönüşüm” kapsamına girmesi “getirimsel yenilenme” değil, “götürümsel yıkım” anlamına geldiğinden, “vurgun” sözcüğünün TDK sözlüğündeki diğer anlamlarına bakmaya teşvik ediyor bizi.
Böylece “sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar” anlamında karşılaştığımız her türlü kaybı “emlak vurgunu” olarak adlandırabiliyoruz kısaca.
Dahası, “çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm” ve hatta “silahla yaralanmış olan” anlamında “emlak vurgunu yemiş” İstanbullu tanımına karşılık geldiğimizi idrak ediyoruz (https://sozluk.gov.tr).



Geçtiğimiz üç ay boyunca fotoğraf çektim bir de sık sık.
Mahallede yıkılmak üzere boşaltılmış ya da yıkılmış/yıkılmakta olan inşaatı başlamış/henüz başlamamış apartman yapılarını çevreleyen oluklu metal panellerin üzerlerine kat kat yapıştırılmış, zamanla solmuş, soyulmuş, sıyrılmış, parça parça uçuşan afişlerin ve sprey boyayla yazılmış yazıların kaydını tutmaya çalıştım karşılaştıkça.



Acaba pek uzak olmayan bir gelecekte böyle çevrelendiğinde, kendi binamızı da kaydedebilecek miyim?








