-
Saat 16:15 Hava sıcak, nemli de fakat kapattıkça kapattı, rüzgâr da çıktı, birazdan şiddetli yağmur yağabilir Bugün evdeyim, notlarımı çalışma masamdan yazıyorum. Dün, diğer blogum “Ayasofya Günlüğü”ne çok yakında koyacağım yazım için Istanbul Araştırmaları Enstitisü’ndeki “Meşgul Şehir”/“Occupied Istanbul” sergisini bir kere daha ziyaret ettim. Bu defa niyetim sadece fotoğraf çekmekti fakat bir panonun önünden geçerken…
-
Saat 13:15 Hava bir açıyor, bir kapıyor, biraz da rüzgârlı ama artık yaz geldi İsmini Kadıköy’ün en sevdiğim yapılarından Aya Triyada Rum Ortodoks Kilisesi’nden alan Kilise durağındayım. Başka bir turumu sadece bu Kilise’ye ayıracağım. Bugünkü notlarımda ise, ona açılan Kuzu Kestane Sokak’taki bir yapının izini sürmeye devam ettim durağa gelmeden önce. Kadıköy’ün iki güzelim ağacı karşılıyor…
-
Saat 17:35 Hava açık ve güneşli, ılık Moda İlkokulu durağındayım. Önceki turumda, Italo Calvino’nun Marcovaldo’sunun mantarları gibi, hemen yanındaki ağacın tarhında mantar bulduğum durakta. Çevremde hâlâ mahalle, semt okullarına giden çocuklar olduğu için çok şanslı olduğumu biliyorum. Ders aralarında bahçede koşturup oynarken çıkardıkları seslerden, 23 Nisan’ı ve mezuniyetlerini şarkılı, türkülü, oyun havalı kutlamalarından, okul çıkışlarında…
-
Saat 15:00 Hava serince, bulutların griliği koyulaşıyor, birazdan yağmur hatta sağanak yağacak muhtemelen. İsmini Gezi ile birlikte andığımız gencecik canlardan Mehmet Ayvalıtaş’ın parkındayım. Bugün tramvaya binmeyeceğim. Aynı turu raylarının izinde yürüyerek yapmaya çalışacağım, havanın izin verdiği kadarıyla. Bu parktan başlayacağım turuma, bakalım nerede bitireceğim. Yürüyüşümün esin kaynağı, Italo Calvino’nun Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler kitabının…
-
Saat 15:13 Hava bir açıyor bir kapıyor, rüzgârlı ve serin. 8 Mart’taki “Gezgin Kayıtlar”da yaptığım gibi, yine Bahariye durağından biniyorum tramvaya. Karşımdaki Süreyya Operası’nda 42. İKSV İstanbul Film Festivali’nin açılış töreni yapıldı geçtiğimiz günlerde. Bu sabah ben de birkaç yıl önce açılan Sinematek/Sinema Evi’ne bir festival filmi görmeye gittim. Bu yerin ve özellikle Onat…
-
Saat 15:25 Rüzgârlı, serin fakat pırıl pırıl açık ve güneşli bir hava var. Mühürdar durağındayım. “İstanbul” ve “ulaşım” sözcüklerini yanyana getirdiğimde, Mühürdar’ın bu uç köşesinin bir “cadde” olmasını da, bu “cadde”den bu ölçekte ve sakinlikte bir toplu taşıtın geçmesini de inanılmaz buluyorum. Şimdi yaptığım gibi, böyle bir caddedeki böyle bir taşıtın durağında beklemeyi de öyle.…
-
Saat 17:05 Hava kapalı, yağmurlu ve serin. Dün başlangıcını kutladığımız bahar, çiçeklenmiş ağaçlarda gizleniyor. Damga Sokak durağındayım. Fakat tramvaya hemen binmeyeceğim. Tur değil şu anda ilgilendiğim çünkü, bir yapı. Tam karşımda duruyor. Tabelasındaki ismiyle burası “Metro İstanbul Moda Yerleşkesi.” Kadıköy-Moda tramvayını kentin metro ağına bağlayan bu pek şık ismi okurken aklıma günlük dilde aniden karşımıza…
-
Saat 10:40 Yağmur az önce durdu. Yumuşak bir hava var. Kuşlar baharı karşılamaya hazır. Bahariye durağından biniyorum tramvaya. Karşımda Kadıköy Rum Ortodoks Metropolitliği ve Süreyya Operası. Benden başka binen yok. Tramvay da tenha. Bir süredir bugüne hazırlanıyor Kadıköy, ben de öyle. Yanıma sadece bu küçük kare kartı aldım. Ön yüzünde Virginia Woolf’un 1902 yılında çekilmiş…
-
“Gezgin Kayıtlar: Bir Sonradan Modalı’nın Kadıköy-Moda Tramvayı Notları,” 2019-2020 akademik yılının bahar döneminde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde dinleyici olarak bir bölümüne katıldığım “Arch 330: Excursion to Historical City” dersine doğru bir geçmişe uzanıyor. Sevgili Yavuz Sezer’in İstanbul’un mimarlık ve kent tarihiyle ilgili birkaç mükemmel konuşmasından sonra 12 Mart 2020 tarihinde onun yine mükemmel rehberliğinde yaptığımız ilk…